Reflü Laparoskopik Cerrahi

16.08.2015

Gastroözofageal  Reflü Hastalığı (GÖRH) 

                                                                  

Gastroözofageal  reflü  hastalığı (GÖRH)  sindirim sisteminin  en  sık görülen hastalığıdır.    Gastroözofageal   reflü  mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. 

     Aslında gastroözofageal reflü yemek sonrası gün içerisinde 10-50 kez kadar olabilen normal bir olaydır. Bu durum kısa sürdüğünden  farkına varılmaz ya da çok hafif bulgular oluşturabilir . Gastroözofageal  reflünün  sıklığının ve sayısının artıp ,bulguların  kişiyi rahatsız etmeye başlaması   ya da bulgular olmaksızın yemek borusu  iç duvarında hasar gelişmesi durumunda  Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH)  ortaya çıkar.

Aslında her insanda normal bir süreç olan reflü durumu,yemek borusunda hasar oluşturduğunda (özofajit)hastalık halini alır. Reflü hastalığını ortaya çıkaran  birincil etken asittir.Asit yemek borusunda daha yüksek oranda,daha uzun kalarak ve daha yüksek seviyelere ulaşarak gastroözofageal reflü hastalığının ortaya çıkmasına neden olur.
 
 Genellikle hastalar bulgularla kendileri  mücadele etmeye çalıştıkları için hekime başvuranların  tüm hastaların ancak % 10-15 ini oluşturduğu düşünülmektedir. Yemek borusunun asite duyarlılığı her insanda farklı olduğundan bulguların şiddeti de farklı olmaktadır . GÖRH nın belirtilerinin en sık görüleni göğüs kemiği arkasında yanma hissi ve ağıza doğru acı su gelmesi olarak tariflenir. GÖRH   kadın ve erkekde  eşit sıklıkta görülür ancak bu hastalığın istenmeyen bir sonucu olan Barrett metaplazisi  erkeklerde daha sık görülür. Barrett metaplazisi  ,uzamış  GÖRH  sonucu ortaya çıkar . Reflüye bağlı yemek borusu alt ucunda hücresel değişiklik olmasıdır. Bu durumun  yemek borusu alt ucu kanserlerinden bir türüne  dönüşebilme  riski  vardır .
Belirtileri; en sık göğüs arkasında yanma,ağıza acı veya ekşi su gelmesidir.Hastalık ilerlediğinde yemek borusunda ülserler,kanama,daralma önemli ve ciddi komplikasyonlardır.Barret lezyonu oluşumu da önemlidir ve uzun dönemli reflü hastalığı sonucunda ortaya çıkar.
GÖR hastalığı sadece sindirim sistemini etkilemez aynı zamanda solunum sisteminide etkiler.Kronikleşmiş öksürük,astım,boğaz ve yutak iltihabı,ses kısıklığı,ses kalınlaşması  gibi sıkıntıların altında Reflü hastalığı olabilir.
Endoskopi reflü hastalığın tanı ve tedavisinde zorunludur ve genellikle ilk tercih edilen yöntemdir.Hasarın derecesi ve yol açtığı problemler değerlendirilir. Aynı zamanda mide ve oniki parmak barsağı  üst kısmı değerlendirilir, gerektiğinde biyopsiler alınır.
Gastroözefageal reflü hastalığının tanısında altın standart yöntemi yemek borusu asit testi yani PH METRE dir.  Endoskopisi normal görünümde olan hastalarda  gizli reflü tesbiti için 24 saatlik  ölçüm ve kayıt yapılan bir tanı yöntemidir.
GÖR Hastalığı non-eroziv reflü hastalığı,eroziv reflü hastalığı ve barrett özofagus olarak sınıflandırılır.
Non- eroziv reflü hastalığı en sık karşılaşılan tiptir.Reflü hastalığının en basit tipidir.Bu hastalarda endoskopide açık görülüp hasar tespit edilemeyenlerdir sadece reflü semptomları mevcuttur.
Eroziv reflü hastalığı yemek borusu alt ucunda çizgi gibi yara ve yırtık görülmesidir.Endoskopik görüntüler ile  hasarın derecelendirilmesi yapılır . Tedavi edilmez ise artan oranda komplikasyonlara yol açabilir.
Barrett özofagus GÖR hastalarının %10-15 inde ortaya çıkar.Barrett’lilerin %5 inde displazi dediğimiz hücre düzeyinde değişiklikler gelişir.Bu değişikliler ile yemek borusu alt ucu kanseri arasında yakın ilişki vardır.
Hastaların çoğu ,ilaçlarla ve yaşamlarında davraniş değişiklikleri ile rahatlarlar.Cerrahi yöntem uygulamaları, iyi seçilmiş hastalarda oldukça etkindir.
PPI (Proton Pompa İnhibitörleri ) denilen ilaçlar reflü hastalığında oldukça etkilidir.Mide asit düzeyini düşürerek tedavi edilebilir.
Reflü hastalığı  kişinin yemek yemek yeme, zamanlama, yatma biçimleri ile önemli ölçüde etkilenebilir.Kilonun normal sınırlarda tutulması,sigaradan uzak durulması,dar kıyafetler giyilmemesi,bir öğünde aşırı yemekten kaçınılması,yemekten sonra hemen yatılmaması,yatağın başının yukarıda olması,şikayetleri ortaya çıkaran gıdalardan (kahve, çikolata, yağlı ve kızartma  gıdalar gibi ) uzak durmak  bunlardan sadece birkaçıdır.

Reflü hastalığının tek kalıcı tedavisi laparoskopik reflü ameliyatıdır.Mide reflü hastalarına ameliyat önerileri, cerrahi tedavi sonuçlarının hayat kalitesini önemli ölçüde pozitif yönde değişmesi, uzun dönem kalıcı etkisi ve reflüye bağlı komplikasyonları engellemesi nedeniyle yapılmaktadır.
Beylikdüzü hastanesi reflü flaraskopik tedavi yücel polat
CERRAHİ TEDAVİ ADAYLARI:
1-İleri derecede reflüsü olanlar
2-Reflü ilaçlarını devamlı kullanmak zorunda olanlar
3-İlaç kullanırken rahat fakat ilaç bırakınca semptomları yeniden ortaya çıkanlar
4-İlaç kullanmasına rağmen yemek borusunda iyileşmeyen yarası olanlar
5-Yemek borusunda Barrett tipi lezyonları olanlar veya kanamalı reflü hastalığı olanlar
6-Reflüye bağlı ciddi solunum yolu problemi olan ve ilaç tedavisine rağmen öksürük, ses kısıklığı düzelmeyen hastalar
7-Genç ve orta yaşta olanlar
reflü
Laparoskopik reflü ameliyatları ile hastaların önemli bir bölümü (%90 dan fazlası) reflü semptomlarından kurtulur.Ameliyat sonrası ilaç kullanan hasta sayısı oldukça azdır. Bu hastaların önemli bir bölümü iyi seçilmemiş hastalardır.
Laparoskopik reflü ameliyatlarında amaç , varsa mide fıtığını tamir etmek ve  asitin yukarı kaçmasını engelleyen mekanizmayı    yeniden oluşturmaktır. Laparoskopik Nissen Funduplikasyon yöntemi en çok tercih edilen ameliyat yöntemidir
Laparoskopik reflü ameliyatı sonrasında hastalar bir gün hastanede yatarlar ve ameliyat sonrasındaki gün gıda alabilirler.
Yücel polat

Sayfamızı beğenerek güncel haber ve duyurularımızı, doktorlarımızın sağlık tavsiyelerini Facebook duvarımızdan kolaylıkla takip edebilirsiniz.